11 Haziran 2011 Cumartesi

POLİS HALKLA İLİŞKİLER HARİTASI ANKETİ

Polislik mesleğimizle ilgili yazıların çoğunda, halkla ilişkiler konusunun sıkça işlendiğini görürüz.
Bu durum bize iki mesaj vermektedir:
Birincisi halkla ilişkiler konusunun önemidir ki bunu tartışmaya gerek yoktur.
İkincisi ise bu konuda gözle görülebilir eksiklerin olduğu ve tamamlanma arzusudur.
Konuyla ilgili olarak Trakya Üniversitesi Edirne Meslek Yüksek Okulu Halkla İlişkiler Bölümü öğrencilerinden Yunus ve Pınar Taş adlı iki öğrenci, anket ödevi olarak polislik mesleğini seçmişler ve anket sorularını hazırlamadan önce il emniyet müdürlüğü yetkilileriyle yüz yüze görüşmeler yapmışlar, bazı kaynak kitaplardan yararlanmışlardır.
Bu ön hazırlık sonunda belirlenen 14 soru; öğrenim durumu ve cinsiyeti farklı 100 kişiye yöneltilmiş, alınan yanıtlar her sorunun altında gösterilmiştir.
36’sı kadın, 64’ü erkek olan yanıtlayıcıların yüzde 29’unun ilköğretim, yüzde 40’ının ortaöğretim, yüzde 31’inin ise yüksek öğretim mezunu olduğu tespit edilmiştir.
Yanıtlayıcıların çoğunun erkek ve üçte birinin yüksek okul mezunu olması erkek egemen bir toplum görünümüne sahip olduğumuzdan ve araştırma alanının üniversite bulunan bir kent olmasından kaynaklanmaktadır.
Araştırma, her ne kadar dar bir alanda yapılmışsa da, polisimizin performansını olumlu yönde etkileyeceği varsayımıyla, meslektaşlarımızla paylaşmanın yararlı olacağı düşünülmüştür.
Anket çalışmasındaki sorular ve bu sorulara verilen yanıtlar aşağıda gösterilmiştir:
1. Polisle ilişki kurmada zorluk çekiyor musunuz?
2. Evet %43 Hayır %50 Kararsız %7
3. Bir sorununuz için polise başvurduğunuzda yeterince ilgi görüyor musunuz?
4. Evet %41 Hayır %47 Kararsız %12
5. Polisin halka yaklaşımında yeteri kadar nazik olduğuna inanıyor musunuz?
6. Evet %25 Hayır %59 Kararsız %16
7. Polisin görevini yaparken yeterince tarafsız olduğuna inanıyor musunuz?
8. Evet %27 Hayır %56 Kararsız %17
9. Polisin halkla ilişkileri sizce yeterli mi?
10. Evet %15 Hayır %69 Kararsız %16
11. Polis üniformasını görünüm olarak iyi buluyor musunuz?
12. Evet %65 Hayır %25 Kararsız %10
13. Polise halk olarak yeterince yardımcı olduğunuza inanıyor musunuz?
14. Evet %52 Hayır %37 Kararsız %11

15. İhtiyacınız olduğunda 155 Polis İmdat servisinden yararlanmayı düşünür müsünüz?
16. Evet %82 Hayır %14 Kararsız %4
17. Polis teşkilatında olumlu gelişmeler olduğuna inanıyor musunuz?
18. Evet %50 Hayır %29 Kararsız %21
19. Polise verilen eğitimin yeterli olduğuna inanıyor musunuz?
20. Evet %24 Hayır %58 Kararsız %18
21. Çevrenizde polisin varlığı size güven veriyor mu?
22. Evet %63 Hayır %26 Kararsız %11
23. Polisin toplumsal olaylardaki müdahalesini olumlu buluyor musunuz?
24. Evet %33 Hayır %50 Kararsız %17
25. Polisin görevini tam olarak yaptığına inanıyor musunuz?
26. Evet %27 Hayır %56 Kararsız %17
27. Çevrenizdeki polisler temiz ve düzgün giyiniyor mu?
28. Evet %71 Hayır %17 Kararsız %12

Sorular irdelendiğinde halkın nasıl bir polis beklentisi içinde olduğu anlaşılmaktadır.
Halk; kolay ilişki kurulabilen, ilgi gösteren, tarafsız, nazik, eğitimli ve güven verici özelliklere haiz polisler görmek istemektedir.
Gerek soruların hazırlanış biçiminde, gerekse yanıtlayıcıların cevaplarında polisin daha birçok mesafe kat etmek zorunda olduğu mesajı hissedilebilmektedir.
İlk soruda polisle ilişki kurmada zorluk çekip çekmedikleri sorulmuş, yanıtlayıcıların yarıya yakını zorluk çektiklerini dile getirmişlerdir.
Keza polise başvurulduğunda yeterli ilgiyi görmediklerini beyan edenlerin oranı da aynı sayıdadır. Yani yüksektir.
Polisin yeteri kadar nazik davranmadığını düşünenlerin yüzde 59, tarafsız olduğuna inanmayanların yüzde 56, halkla ilişkilerini yeterli görmeyenlerin yüzde 69 oranında olması gerçekten düşündürücüdür.
Bu sonuçlar biz polislerin kabul edemeyeceği kadar yüksektir.
Bizler bu sonuçların aksine daha çok nazik davranıyorsak ya da nazik davrandığımızı sanıyorsak, daha çok tarafsız olduğumuza inanıyorsak ve de sonuçlar aleyhimize çıkıyorsa bu defa başka bir konuda yani iletişim konusunda eksiklerimizin olduğunu kabul etmek durumundayız.
Belki de halkımıza kendimizi ifade edemiyoruz. Bunun da en büyük nedeni ciddiyeti, çatık kaşlılıkla eşanlamlı görüyor olmamızdır.
Sorulardan birinde, polise, halk olarak yeterince yardımcı olunup olunmadığı sorulmuş, yüzde 11 oranındaki kararsızlar dışında, yüzde 37 gibi büyük bir oranın yardımcı olmadığı yönünde yanıt alınmıştır.
Buradan şu sonuç çıkmaktadır: Halkımız hem polisin kendisinden uzak durduğunu söylemekte, hem de kendisi polise uzak durmaktadır.
Öte yandan polis teşkilatında olumlu gelişmelerin olup olmadığı, polislerin yeterli eğitimle donatılıp donatılmadığı, polisin varlığının çevreye güven verip vermediği, toplumsal olaylardaki müdahalesinin olumlu bulunup bulunmadığı konularındaki sorulara verilen yanıtların da karamsar bir tabloya yol açtığı ilk bakışta görülebilmektedir.
Buna karşılık polisin üniformasını görünüm olarak iyi bulanlarla, polisin temiz ve düzgün giyindiğini ifade edenlerin sayıca çokluğu kolayca dikkati çekmektedir.
Bundan da anlaşılmaktadır ki halk, polisimizin dış görünüşünü, fiziki durumunu beğenmekte, ancak davranış biçimini yani kendilerine yaklaşım şeklini arzuladığı düzeyde görmemektedir.
Yeni araştırmaların daha iç açıcı sonuçlar doğuracağı en büyük özlemimizdir. Çözüm, vatandaşın karşısında Demokles’in kılıcı gibi durma yerine, ona hizmet için var olduğumuzun hissettirilmesidir. Bunun reçetesi ise enerjik, çağa ayak uydurabilen, eğitimli ve anlayışlı polislerimizin elindedir. (2003)

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder